Duyurular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duyurular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ASP.Net MVC Framework Semineri

.NET Platformunun en önemli proje geliştirme araçlarından biri olan ASP.NET için yeni bir geliştirme modeli olarak MVC Framework Microsoft tarafından yayınlanmasının ardından büyük bir ASP.NET geliştiricisi kitlesi tarafından yoğun ilgi görmekte. Test yönelimli mimariye tam uyumlu olan, geliştirici sayısının fazla olduğu projelerde geliştirme işlemlerini kolaylaştıran,tasarımı ve geliştirme arayüzleri ile  geliştirici için alışılmış ASP.NET Web Forms’lara göre oldukça sade ve kolay bir geliştirme ortamı sunan ASP.NET MVC Framework bir yazılımcı gözü ile incelenecektir.


Seminer AdıASP.NET MVC Framework
KonuşmacıOğuz Yağmur (MVP)
Tarih30 Eylül 2009 Çarşamba
Saat15:00 – 18 :00
Kontenjan60

  • MVC Nedir?
  • Asp.Net MVC Framework’un Özellikleri
  • Asp.Net  MVC Framework hangi durumlarda tercih edilebilir?
  • Asp.Net MVC Pipeline ve çalışma modeli
  • Model Kavrami
  • View Kavrami
  • Controller Kavrami
  • Özelleştirmeler
  • Asp.Net MVC ve Ajax
  • Asp.net MVC ile TDD (Test Driven Development)
  • ASP.NET MVC Framework Demoları

Hello Java!

java,java öğren,java tutorial,online java,java kod,java codeBu bloğu açmamda ki amacım bildiklerimi, öğrendiklerimi java teknolojilerini merak edenlerle paylaşmak umarım bunu gerçekleştirebilirim. Bu bloğu açma nedenimi kişisel sayfamda yazdığım şu yazıdan daha detaylı öğrenebilirsiniz : http://safakunel.blogspot.com/2009/07/javagelistir-netgelistir.html

Her ne kadar Java desem de öncelikle ‘Object Oriented’ üzerine yazılar yazacağım. Bunun nedenini ileriki yazılarımda açıklayacağım için şimdi bir açıklamaya gerek yok sanırım.

‘Java’ ve ‘Object Oriented’ üzerine aldığım ders ve kurslar :

- YTÜ Matematik Mühendisliği Nesneye Yönelik Programlama Nilgün Güler, Yrd. Doç. Dr.

- YTÜ Matematik ‘Java ile Programlamaya Giriş’

- EDUTIME ‘Java Eğitimi’ (50 saat)

Bende çok iyi bildiğimi iddaa etmiyorum ve bu blogla uzmanlaşmayı hedefliyorum. Takip edecek herkese şimdiden çok teşekkürler ve kolay gelsin!

Hoşçakalın!

Javageliştir - .Netgeliştir

java,.net,c#,java öğren,java tutorial,c# tutorial, java mı,c# mı, hangi programlama dili Merhaba doğu, merhaba batı, merhaba kuzey, merhaba güney, merhaba yurdumun çalışan insanları hehe merhaba diyerek girecektim yazıya bi anda Şahan'ın 'Nezih Hoca'yla İleri Oyunculuk Teknikleri' skeci geldi aklıma yanlız fena bi girişte olmadı hani artık tüm yazılara böyle mi başlasam acaba olabilir mantıklı neden olmasın hata al why not? Neyse neyse ben ciddi bişiler yazmak için girmiştim yine suyunu çıkardım o zaman önce bi kendimi bunu yapmayı her zaman başardığım için kutlamak istiyorum. Kutlarım Şafak seni! Teşekkür ederim! Tamam kutlamayıda yaptığıma göre geliyorum konuya başka geyik yapmicam çok üzüldünüz biliyorum ama yok anam beni ilgilendirmez.

Javageliştir - .Netgeliştir Nedir?


"Şimdi biz developerlar böyle durumlarda hep.." haha hala mezun olmadım isim vermicem ama siz anladiniz kim olduğunu. Neyse neyse dedikodu yok konuya dönüyorum hemen. Şimdi masamda oturuyorum ve bayağı bir boş zamanım var ve bundan sonra da ayni şekilde böyle boş zamanlarım olacak. Bu yüzden bu boş zamanlarımı nasıl değerlendireceğimi düşündüm ve uzun zamandır yapmayı planlayıp çalıştığım için zaman ayıramadığım şeylere zaman ayırmaya karar verdim.Öncelikle zaten görmüş olduğunuz gibi bloğuma yeniden bişiler karalamaya başladım. Biliyorum iki yazımda programlamayla ilgili ama nabalım şu an hayatımda sabah 9 akşam 18'e kadar o olunca mecburen böyle oluyor benim suçum yok vallah. Neyse işte ne diyodum he planlayıpta yapamadığım bir şeyi yapmaya karar verdim. Okumak istediğim bir sürü programlamayla ilgili kitabım vardı onları okuyamıyordum ve artık bunu yapmam için zamanım var. Ama yine aynı konuda tıkandım : Java mı? .NETmi? hatta Java mı döver C# mı? Uzun zamandır bunu düşünüyorum son yılım ve ikisinide orta seviye biliyorum fakat birinde uzmanlaşmak istiyorum. Ama şunu söylemeliyim hala karar veremedim çünkü Java yazan birine sorsan .NET çok kötü .NET yazana sorsan java çok kötü ve bu yüzden ikisinede sormadan iki dil üzerinede çalışmalar yapmaya karar verdim ve zamanla hangisini daha çok seversem artık ona yönelicem. Hayırlısı inşallah!


Bu çalışmaları yaparken benim gibi ikilemde kalanlara yardımcı olması açısından iki tane blog açtım :






İşte bu iki bloğumda iki dil için yaptığım çalışmaları ve düşüncelerimi paylaşacağım. Sizde ikilemdeyseniz veya herhangi bir dili öğrenmek istiyorsanız bu bloglarımı takip edebilirsiniz. Blogların ismine gelince alabileceğim en güzel domainleri aldim. İşte durum böyle birilerine yardımı dokunur diye yapıyorum ve umarım ki dokunur. Hoşçakalın!




On Yılda Programlama Öğrenin

yazılım,java,programlama öğrenme,yazılım kitabı,programlama kitapları, yazılım öğrenme Matengs'te gezerkene ki normalde sınav zamanları dışında uğramam ama şu sıralar pek bi boşumda gezip duruyorum öyle o site senin bu site benim diğeri kimin belli değil of saçmalıyorum neyse he ne diyodum unuttum he şey işte gezerken bi yazı okudum çok hoşuma gitti aynen kopyalıyorum ayrıca bu yazıyı paylaştığı içinde teşekkür ediyorum kendisine kim olduğunu bilmiyorum ama.



On Yılda Programlama Öğrenin (*)
Peter Norvig (**)


--------------------------------------------------------------------------------

Neden herkes böyle bir telaş içinde?
Herhangi bir kitapçıya gittiğinizde Teach Yourself Java in 7 Days (7 Günde Java Öğrenin) benzeri, size birkaç günde veya birkaç saatte Visual Basic, Windows, Internet (vs.) öğretmeyi vadeden kitaplarla karşılaşırsınız. Amazon.com'da şöyle bir arama yapınca:
pubdate: after 1992 and title: days and (title: learn or title: teach yourself)
(1992'den sonra basılmış baslığında gün ve öğrenin kelimeleri geçen kitaplar)

karşıma 248 sonuç geldi. Bunların ilk 78 tanesi bilgisayar kitaplarıydı (79. ise, Learn Bengali in 30 Days (30 Günde Bengalice Öğrenin)). "Gün" anahtar sözcüğünü "saat" ile değiştirdiğimde ise sonuç benzerdi: ilk 77 bilgisayar kitabını 78. olarak Teach Yourself Grammar and Style in 24 Hours (24 Saatte Gramer ve Stil Öğrenin) takip ediyordu. Gelen toplam 253 sonucun ilk 200'ünün %96'sını bilgisayar kitapları oluşturuyordu.

Birkaç günde, Beethoven, Kuantum Fiziği ya da köpek eğitimi öğreten kitaplar yok. Bu sonuçlara bakılırsa, ya insanlar bilgisayar hakkında yeni şeyler öğrenmek için çok hevesli ve aceleci ya da bu iş bir şekilde inanılmaz derecede kolay.

Bakalım Learn Pascal in Three Days (3 günde Pascal Öğrenin) benzeri bir başlık ne anlama gelebilir:


Learn(öğrenin): İlk olarak 3 gün kayda değer programlar yazarak, yazdığınız programlardaki başarı ve başarısızlıklarınızdan ders almanıza yetecek bir süre değildir. Ne tecrübeli bir programcıyla çalışmaya, ne de o ortamın içinde yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya zamanınız olmayacaktır. Bu durumda sadece yüzeysel bir aşinalıktan bahsedilebilir, derinlemesine bir kavramadan değil. Kısacası dili iyi öğrenmeye fırsatınız olmayacaktır. Alexander Pope'nin de söylediği gibi bir "yarı bilgili olmak çok tehlikelidir".


Pascal: 3 gün Pascal'ın sözdizimini öğrenmeye yetebilir (tabii eğer benzer sözdizimli bir dili önceden biliyorsanız), ama bu sözdizimini verimli bir şekilde kullanmayı öğrenemezsiniz. Kısacası, eğer bir Basic programcısıysanız, Pascal'da Basic mantığına dayanan programlar yazmayı öğrenebilirsiniz ama Pascal'ın hangi özellikler için iyi (ve nelerde kötü) olduğunu öğrenemezsiniz. O zaman ne anlamı kalır ki? Alan Perlis "Programla mantığınızı etkilemeyen bir dili öğrenmiş olmanın bir değeri yoktur." demis. Bir ihtimal, belirli bir işin üstesinden gelmek için biraz Pascal (yada muhtemelen Visual Basic ya da JavaScript) öğrenmeniz gerekiyordur. Bu durumda da nasıl programlama yapacağınızı değil, ancak o anki sorunun üstesinden nasıl geleceğinizi öğrenirsiniz.


in Three Days(üç günde): Malesef, ilerki bölümde de göreceğiniz gibi bu süre yetersiz.


On yılda Programlama Öğrenin

Araştırmacıların da (Hayes, Bloom) ortaya koyduğu üzere, satranç oynamaktan beste yapmaya, resimden piyanoya, yüzmeden tenise ya da nöropiskoloji ve topoloji alanlarında araştırma yapmaya kadar bir çok alanda uzman olmak, on yıl civarında bir zaman alıyor ve bunun bir kısayolu var gibi gözükmüyor. Daha 4 yaşında müzik dahisi olduğu anlaşılan Mozart bile, ancak 13 sene sonra dünya çapında ses getirecek bestelerini yapmaya başlamış. Diğer bir tarzda, Beatles, 1964'te sahnelere, ardarda hit olan şarkıları ve Ed Sullivan'ın programında çıkmalarıyla gelmiş gibi gözükseler de, aslında 1957'den beri Liverpool ve Hamburg'da küçük klüplerde çalıyorlardı. Başlangıçta kitleleri çabuk cezbetmelerine rağmen ilk kayda değer başarılarını 1967'de Sgt. Peppers ile yakaladılar. Samuel Johnson'a göre bu süreç on yıldan da fazla sürmekte: "Herhangi bir alanda kusursuzluğun, bir ömürboyu o iş için çalışmaktan daha hafif bir bedeli yoktur." Chaucer de, bir sanatı öğrenmenin çok uzun sürdüğünden, ama hayatın çok kısa olduğundan yakınır.

Benim programcılıkta başarı için tavsiyelerim şunlardır:
Sırf ne kadar eğlenceli olduğunu görmek için programcılıkla biraz uğraşın, programlar yazın. Programcılığın, on sene uğraşmak istemenizi sağlaycak kadar eğlenceli olan boyutunu kaybetmemesini sağlayın.


Diğer programcılarla konuşun, başka programları okuyun. Bu herhangi bir kitap veya kurstan daha önemli ve yararlıdır.


Programlar yazın. Öğrenmenin en iyi yolu pratiktir. Daha teknik bir şekilde ifade edecek olursak; "Bireylerin performanslarının en üst düzeyine, elde edilen tecrübelerle erişilemez, fakat çok deneyimli bireylerin bile gelişme yönündeki yoğun çabaları performanslaını yükseltmeye yeter." (s.366) ve "En verimli öğrenme şekli, bireyin seviyesine uygun bir konu üzerinde, bilgilendirici geri beslemeler, tekrarlama fırsatları ve hataların düzeltilmesi gibi çalışmalar gerektirir." (s.20-21) " Cognition in Practice: Mind, Mathematics, and Culture in Everyday Life" isimli kitap bu bakış açısı için ilginç bir referans olabilir.


İsterseniz, üniversitede alacağınız dört yıllık bir eğitim ile (veya yüksek lisans için daha fazlası ile) bazı işler için gereken referansları elde edebilirsiniz. Ayrıca bu sayede konu üzerinde derinlemesine çalışmalar yapma şansı da bulabilirsiniz. Ama okuldan keyif almıyorsanız, biraz daha fazla çaba ile iş ortamında da bu tecrübeyi kazanabilirsiniz. Her iki durumda da kitaplardan öğrendikleriniz yetersiz kalacaktır. The New Hacker's Dictionary(Yeni Hacker Sözlüğü) yazarı Eric Raymond "Sadece boya ve fırça sizi iyi bir ressam yapmayacağı gibi bilgisayar bilimleri eğitimi de, hiçkimseyi uzman bir programcı haline getirmez" der. İşe aldığım en iyi programcılardan biri sadece lise mezunuydu. Çok güçlü ve çok iyi yazılımlar üretti, kendi USENET haber grubuna sahipti ve hiç şüphe yok ki hisse senetleri sayesinde şu anda benim hiçbir zaman olamayacağım kadar zengin.


Başka programcıların da katıldığı projelerde yer alın. Bazı projelerde en iyi, bazılarında en kötü programcı siz olun. Ekibin en iyisi siz olduğunuzda, bir projeyi yönetebilme becerinizi test edebilme imkanı ve vizyonunuzla takım arkadaşlarınızı etkileme fırsatı bulacaksınız. En kötü olduğunuz durumda ise, ustaların neler yaptıklarını ve neleri yapmaktan hoşlanmadıklarını (ki bu size yaptırdıklarıdır) gözlemleme şansı bulacaksınız.


Başka programcıların katıldığı projelerde onlardan sonra yer alın. Başka bir programcının yazdığı programı anlayabilecek seviyeye gelin. Yazılımın yazarı yokken onu anlamak ve düzeltmek neler gerektiriyor görün. Kendi yazdığınız programları da sizden sonra üzerinde çalışacakların işini kolaylaştıracak şekilde nasıl tasarlayacağınızı düşünün.


En az yarım düzine programlama dili öğrenin. Bunların içinde, sınıf soyutlamalarını içeren bir dil (Java veya C++ gibi), fonksiyonel soyutlamaları destekleyen bir dil (Lisp veya ML gibi), sözdizimi soyutlamalarını destekleyen bir dil (Lisp gibi), tanımlama özelleştirmelerini içeren bir dil (Prolog veya C++ kalıpları gibi), eşrutinleri destekleyen bir dil (Icon ve Scheme gibi) ve paralelliği destekleyen bir dil (Sisal gibi) mutlaka bulunsun.


"Bilgisayar bilimleri"nde "bilgisayar"ın da olduğunu unutmayın. Bilgisayarınızın bir komutu çalıştırmasının, ön ya da ana bellekten bir kelime yakalamasının, ardıl kelimeleri diskten okumasının ve disk üzerinde yeni bir yer bulmasının ne kadar zaman aldığını öğrenin. (Cevaplar aşağıda.)


Dil standartlaştırma çalışmalarından birinde yer alın. Bu ANSI C++ komitesi de olabilir, yerel programcılar olarak içe kaydırma standartlarınızın seviyesini belirleyecek bir çalışma da. Her iki durumda da diğer programcıların bir dilde neyi, ne kadar ve biraz da şanslıysanız neden sevdiklerini öğrenebilirsiniz.


Bu dil Standartlaştırma çalışmalarından bir an önce ayrılabilecek sağduyuya sahip olun.
Tüm bunları göz önünde bulundurunca, sadece kitaplardan öğrendiklerinizle ne kadar ilerleyebileceğiniz tartışılır. İlk çocuğum doğmadan önce, bütün How To (Nasıl) ... kitaplarını okumuştum ve buna rağmen kendimi hala bilgisiz bir çömez gibi hissediyordum. 30 ay sonra, ikinci çocuğum doğacakken, bir tekrar için kitaplara geri mi döndüm dersiniz? Hayır, bunun yerine kişisel tecrübelerime güvendim ve daha sonra gördüm ki bu, uzmanlar tarafından yazılmış binlerce sayfadan çok daha yararlı ve güven verici.

Fred Brooks (***), "No Silver Bullets" isimli eserinde iyi yazılım uzmanları bulmak için üç seviyelik bir plan tanımlamış:
Sistematik olarak ve mümkün olduğunca erken iyi tasarımcıları belirleyin.


Yeni başlayanların kariyer dosyalarını düzenlemesi için onların gelişiminden sorumlu bir kariyer yöneticisi görevlendirin.


Yetişmekte olan tasarımcıların birbirlerinden etkilenip harekete geçecekleri imkanlar yaratın.
Bu gösteriyor ki bazı kişiler müthiş birer tasarımcı olmak için gerekli özelliklere zaten sahipler, iş onları ikna etmeye kalıyor. Alan Perlis bunu daha özlü bir biçimde "Herkese heykel yapmak öğretilebilir: Michelangelo'ya ise nasıl yapılamayacağı öğretilmeliydi. Bu çok iyi programcılar için de böyledir." şeklinde ifade etmiştir.

Hadi, şimdi gidip o Java kitabını satın alın; muhtemelen işinize yarayacaktır. Ama 24 saatte, günde hatta ayda, hayatınızın değişmesini veya programcı olarak gerçek yetenek ve deneyimlerinizin gelişmesini beklemeyin.


--------------------------------------------------------------------------------

Referanslar
Bloom, Benjamin (ed.) Developing Talent in Young People, Ballantine, 1985.

Brooks, Fred, No Silver Bullets, IEEE Computer, vol. 20, no. 4, 1987, p. 10-19.

Hayes, John R., Complete Problem Solver, Lawrence Erlbaum, 1989.

Lave, Jean, Cognition in Practice: Mind, Mathematics, and Culture in Everyday Life, Cambridge University Press, 1988.

Limango!



limango,limango.com.tr,limango.com,www.limango.com.tr,limango tr,www.limango.com,limango com,limango com tr,limango üyelik,liimango,lemango,leemangoLimango nedir? Nedir bunun esprisi diye soruyor gibisiniz duyuyorum. Efenim hemen cevap vereyim o zamansa: Adidas , Trussardi, Ferre Sunglasses, Escada, T-box, Mandarina Duck, Network, Roccobarocco, Oye Swimwear, Guess, Roberto Cavalli, İpek Kıramer, Prince, Voit, Columbia, O'neill, Damat, Exte, Micheal Kors, Arzu Kaprol, Converse, Tween, Escada Sport, Asics, Jean's Paul Gaultier, Mont Blanc, Swatch, Que Versace, Sisley gibi dünyaca ünlü markaları %70'e varan indirimlerle aldığınız Almanya'nın e-ticaret devi Otto'nun kurduğu bir sistem.  Bu markaların belli ürünleri kısa süreli olarak %70 indirimle satışa sunuluyor ve sizde üye olduğunuz takdirde bu ürünleri indirimli olarak alma şansına sahip oluyorsunuz. Yani artık en ünlü markaları en ucuza alabileceğiniz hemde kapınıza kadar teslim eden bir sitem var Limango!
Limango Üyelik:

Üye olmak için bu Limango davetiye linkine tıklamanız Limango ve bilgilerinizi girmeniz yeterli.

Limango davetiye linki:

http://www.limango.com.tr

İşte Limango'ya üyelik bu kadar basit. Ayrıca Limango ayrıcalıkları bu kadarla da bitmiyor. Arkadaşını üye yapan arkadaşının ilk alışverişinde 10 TL kazanıyor. Hemen Limango'ya üye olmada fayda var bence sizinde bu kadar marka arasında hoşunuza giden bişi kesin çıkacaktır. O zamansa üç kez Limango, Limango, Limango! Bedava Davetiye!

Firefox 3.5

firefox,mozilla,mozilla firefox 3.5 indir,firefox 3.5 indir,firefox 3.5,firefox 3.5 beta,firefox 3.5 beta indir,firefox 3.5 download,firefox 3.5 indir,firefox 3.5 türkçe,firefox 3.6,mozilla firefox 3.5,mozilla firefox 3.5 beta,mozilla firefox 3.5 indir,mozilla firefox 3.5 türkçe Firefox 3.5'in en son test sürümü Beta 4'ü Mac OS X, Linux ve Windows kullanıcıları için kullanıma sunmuş bulunuyor. Buradan indirip deneyebilirsiniz. Ayrıca türkçe dil desteğide veriyor.

Şu ana kadar neredeyse tüm browserları inatla denedim, herkes bu ne olum tüm browserları yüklemişsin deselerde gerçekten hepsi bilgisayarımda kuruludur: İnternet Explorer, Mozilla Firefox , Opera , Chrome, Safari. Şu anda da Opera kullanıyorum hatta, fakat gerçekten en az hatta hiç diyebileceğim hatayla karşılaşmadığım tek browser "Mozilla Firefox".

Daha önce sürüm numarası 3.1 olarak belirtilen Firefox 3.5, önümüzdeki yıl başında piyasaya süreceği Firefox 4.0'a daha yakın bir sürüm olduğu için yeniden adlandırılmıştı.

Peki ne farkı var derseniz böyle gözle görülür bir farkı yok. Özel gezinti modu (Private Browsing) eklenmiş. Bunun sayesinde kullanıcılar gezindikleri sayfaları belleğe ve gezinti tarihine kaydetmeden internette gezinebilecekler. Ayrıca yanlışlıkla kapatılan off nasıl bulacam şimdi o sayfayı dediğimiz anlar içinde "Yeni Kapatılan Pencereler" fonksiyonu bulunuyor.

Hayırlı uğurlu olsun..

İÜBK Bilişim Elektronik Dergisi

Başkanlığını çok sevgidiğim bir arkadaşım olan Eren Başar'ın yaptığı İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübünün e-dergisi Bilişim Dergi 27 Mart 2009 tarihi itibariyle yayın hayatına www.bilisimdergi.com adresinde başladı. 2 sene kadar önce kısa süre yayın hayatına devam eden derginin, bu sefer çok daha sağlam adımlarla yürüyeceği düşünülüyor. Eski sayılarınıda okumuştum fakat bu sayısını da okuyunca gerçekten bunu başarabileceklerini düşünüyorum. Bu sayısı "Html Dersleri" gibi yararlı olabilecek bilgiler barındırıyor. Peh peh ne günlerdi şimdi aklıma geldi birden de bende eski bir sayısına "Blind Guardian" konserinde çektiğim fotoları vererek katkıda bulunmuştum nereden nereye. Neyse dergide emeği geçen bütün herkese sonsuz teşekkürler çok güzel bir dergi olmuş.


Blog Yazmak Üzerine

blogger,blog yazmak,blogVay be kaç gün olmuş yeni bişi yazmayalı. Ben eskiden böylemiydim, her akşam karalardım bişiler peh peh. Ama nabarsınız oldu yaş 21 iş , güç olmuyor. İşin şakası bir yana önce uzun ve işkence gibi bir sınav haftası, sonra da iş derken nerdeyse bi aydır bakamamışım buraya. Onu gördüm bişiler yazmak istedim. İstedim, istedim ama istemekle olmuyor ne yazayım? Ama buldum, her ne kadar bi aydır hiç bişi yazmayarak size kötü örnek olsamda neden blog yazdığımla veya sizin neden blog yazmanız gerektiği ile ilgili düşüncelerimi yazmak istiyorum. Biliyorum sizde bu düşüncelerimi okumak çok istiyorsunuz.

Konuya şurdan başlıyayım. Bundan 2 ay kadar önce Aiesec'in düzenlediği Atemco'ya katılmıştım. Orada ki bir oturumda "Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor.." adlı projenin destekçileri olan Intel, Mıcrosoft, Cisco ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)'den yetkililer bulunuyordu. Şimdi yukarda ne diyodun, ee şimdi ne alaka Atemco'yu anlatıyorsun demeyin giriyorum hemen konuya çok sabırsızsınız sizde ya. Şimcik şöyle oluyor. Bu oturumda bir çok güzel konudan bahsedildi ama özellikle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programından gelen yetkili abimin söylediği bir söz tam olarak benim blog yazmakla ilgili görüşlerimi özetliyordu. Şunları söylemişti: Bilgisayarlar genelde ne için kullanılıyor diye düşününce görüyoruz ki genelde oyun oynamak veya chat yapmak. Çok çok küçük bir kesim yeni bilgiler okumak, ufkunu geliştirmek için kullanıyor. Bu neden hiç düşündünüz mü peki? Çünkü gerçekten kaliteli içerik üreten siteler yok böyle oluncada insan ne yapıyor canm sıkıldı bir oyun oynayayım veya messenger'da kimler varmış bir bakayım diyor. Gerçektende kaliteli içerik üreten siteler yok bir sitedekini okursanız, artık zaten diğer sitelere girmenize gerek bile kalmiyor çünkü hepsi birbirinden veya bir yerlerden kopyalanmış ayni şeyler. Bu yüzden bir bilgiyi aramaya çalışınca hep yabancı içerikle karşılaşıyoruz. Tamam biz biliyoruz ingilizce anlıyoruz ama birde bilmeyen birini düşünün öğrenmek istediği halde öğrenemiyor, sınırsız bir ortamda sınırlanıyor. İşte bu yüzden bizler bildiklerimizi, önemli gördüklerimizi bloglarla paylaşırsak, en kötü bir kişiye bile olsa ona ulaşıp onu aydınlatabilirsek, onun ufkunu genişletebilirsek, uzun vadeli düşününce hem o insana hemde ülkemize büyük faydamız dokunacaktır. Bildiklerimiz bizde durduğu sürece sadece bize bir faydası vardır, paylaşırsak tüm insanlara. Böyle oluncada düşününce bir rekabet ortamı oluşacak senin bildigini artık onu okuyanlar biliyorsa sen artık daha fazla bilmem gerekecek bunun da senin gelişimine bir katkısı olacak. Eğer bir şeyler biliyorsak insanlara en kolay ulaşabileceğimiz internette bunları paylaşalım ki bildiklerimiz çoğalsın. Düşününce gerçekten "Bilgi Paylaştıkça Çoğalır" lafının ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz.

Neyse uzun zaman yazmayınca cenem düştü yine biraz uzun anlattım ama umarım ne demek istediğimi anlamişsinizdır. Önümüzdeki ay görüşürüz :p

Eurovision 2009 : Hadise - Düm Tek Tek Şarkı Sözleri

Hadise eurovision video,Hadise eurovision klip,eurovision,türkiye hadise,hadise,eurovision 2009,hadise video,eurovision şarkımız,türkiye eurovision,hadise şarkı,düm tek tek,hadise düm tek tek,hadise crazy for you,türkiye eurovision söz,hadise düm tek söz,lyric,crazy for you söz,eurovision söz,eurovision türkçe söz
















Şarkının videosu için tıklayınız

Hadise - Crazy For You (Düm Tek Tek)



Baby you’re perfect for me
you are my gift from heaven


this is the greatest story of all times
we met in like in a movie
so meant to last forever
and what you’re doing to me
feels so fine

angel I wake up
and live my dreams
endlessly
crazy for you

can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back

baby i read all answers
in your exotic movements
you are the greatest dancer of all times
you make me feel so special
no one can kiss like you do
as it is your profession
feel so fine

angel i wake up and live my dreams
endlessly
crazy for you

can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back

can you feel the rhythm in my heart

can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back

always out it like it no minute
feels like there’s no way back
always out it like there’s no minute
feels like Düm Tek Tek


Türkçe çevirisi:

Bebeğim sen benim için mükemmelsin.
Sen Allahın bana verdiği bir hediyesin.
Bu tüm zamanların en güzel hikayesi.
Biz seninle filmlerde ki gibi tanıştık.
Yani sonsuza kadar aşığız.
Ve her bana ne yaptıysan,
Bana çok güzel hissettirdi.

Meleğim Uyan,
Ve rüyalarımı yaşa.
Sonsuza kadar senin için çıldırıyorum.

Kalbimin içinde ki ritmi hissedebiliyormusun?
Düm tek tek diye çıkan sesleri.
Her zaman dışarıda hiç zaman yokmuş gibi,
Hisset sanki geriye dönüş yokmuş gibi.

Kalbimin içinde ki ritmi hissedebiliyormusun?
Düm tek tek diye çıkan sesleri.
Her zaman dışarıda hiç zaman yokmuş gibi,
Hisset sanki geriye dönüş yokmuş gibi.

Bebeğim egzotik hareketlerinde ki tüm cevapları okudum.
Sen tüm zamanların en iyi dansçısısın.
Sen beni özel hissettiriyorsun.
Kimse beni senin beni öptüğün gibi öpemez.
Çünkü bu senin işin.
İyi hisset..

Meleğim Uyan,
Ve rüyalarımı yaşa.
Sonsuza kadar senin için çıldırıyorum.

Kalbimin içinde ki ritmi hissedebiliyormusun?
Düm tek tek diye çıkan sesleri.
Her zaman dışarıda hiç zaman yokmuş gibi,
Hisset sanki geriye dönüş yokmuş gibi.

Eurovision 2009 Şarkımız : Video




Hadise eurovision video,Hadise eurovision klip,eurovision,türkiye hadise,hadise,eurovision 2009,hadise video,eurovision şarkımız,türkiye eurovision,hadise şarkı,düm tek,hadise düm tek,türkiye eurovision söz,hadise düm tek söz
Gecen sene Dima Bilan'ın 'Believe' adlı şarkısıyla birinci olmasıyla bu yıl Eurovision şarkı yarışması Moskova'da gerçekleşecek. Moskova'da Türkiye'yi temsil edecek olan şarkı dün gece yeni yıla girerken TRT1'de Hadise tarafından seslendirilerek ilk kez görücüye çıktı. Bence güzel olmuş, Hadise'de güzel inşallah herşey güzel olur. Şarkının dün gece yayınlanan videosu altta dinleyin yorum sizin..

Şarkının Türkçe - İngilizce sözleri için tıklayınız

Numara Taşınabilirliği

numara taşınabilirliği,numaramı nasıl taşırım,avea,turkcellvodafone,numaranın taşınması,NT


  • Numara Taşınabilirliği (NT) Nedir?
Numara taşınabilirliği; abonenin hizmet aldığı operatörü değiştirirken, kullanmakta olduğu numarasını ön kod 05xx numarasıyla birlikte 10 hane olarak kullanmaya devam ettiği bir uygulamadır.

  • Numara Taşınabilirliğinin Uygulanması

İlk yapılması gereken, kimliğinizle birlikte geçmek istediğiniz operatörün yetkili satıçısına gitmek. Unutmayın internetten sadece ön başvuru yapabiliyorsun. Bir sonra ki adım bayii de taşıma talep formunu doldurmak. Bayii formu doldurmanızın ardından size yeni sim kartınızı verecek. Taşıma talebiniz eski operatörünüze yollanıp onay alindıktan sonra, 6 gün içinde yeni operatörünüzle konusmaya başlayacaksınız. Bu süre zarfında eski operatörünüzden yararlanmaya devam edeceksiniz. Zaten yeni operatörünüzden süreçle ilgili hangi gün ve saat aralığında yeni hattınızı kullanacağınızı belirten SMS hattınıza gönderilecek.


  • Numara Taşınabilirliğinin Yararları
Takdir edersiniz ki telefon numaralarımız bizim iş ve özel hayatımızda tanıdığımız kişilerle bağlantılı kalmamız açısından çok önemli bir konu. Bu yüzden eskiden bir çok kullanıcı operatöründen memnun olmasa bile numarasını değiştirip diğer operatöre geçerse tüm bu kişilerle olan bağının kopmasından dolayı yaşayacağı sıkıntılardan dolayı gönülsüz bir şekilde mecburen eski operatöründen hizmet almaya devam ediyordu. Fakat numara taşınabilirliği ile artık böyle bir durum söz konusu değil. Çünkü artık "Numara Taşınabilirliği"yle 05xx kodunu değiştirmeden istediği operatörden hizmet alabiliyor.

Yani artık telefon numaramız sadece bize ait, operatörlere değil. Numaralarımızın gerçek sahibi biz oluyoruz. Bu tanıdığımız kişilerle bağımızı koparmadan operatör değiştirmenin yanında nasıl yararlar sağlar şimdi bunlara bakalim. Mesela Ayşe kızımız operatöründen memnun olmasın fakat numarası çok güzel, sonu 0999 falan gibi, hiç bir zaman böyle bir numaram olmadı o yüzden ben bu konuda rahatım ama Ayşe değil hem numarasından vazgeçmek istemiyor hemde daha fazla bu operatörde kalmak istemiyor. İşte Numara Taşınabilirliği tam Ayşeye göre birşey olmuş oluyor. Çünkü o çok sevdiği numara artık operatörün değil Ayşe'nin o numarayla istediği operatörün üyesi olmak ona kalmiş. Artık Ayşe çok mutlu.

  • Numara Taşınabilirliği ile Pazarda Beklenenler
Öncelikle şüphesiz operatörler arasında ki rekabet artacak ve daha ucuza daha kaliteli hizmet verme yarışına girecekler. Çünkü artık abone kendisi için en uygun teklifi veren operatörü numarasını değiştirmeden seçme özgürlüğüne sahip. Kısacası bu rekabet en çok kullanıcıların yüzünü güldüreceğe benziyor. Bu uygulamadan genelde en çok pazara hakim operatör zarar görüyor. Daha önce uygulanmış yerlere bakınca %10 luk bir pazar kaybı bile söz konusu.

  • Dünyada Numara Taşınabilirliği
Numara Taşınabilirliği Uzak Doğu'da 1997 den, Avrupa'da 1999 yılından bu yana abonelerine sunuluyor. Avrupada 2007 yılı sonu itibariyle 44 milyon abone bu hizmetten faydalanarak operatörlerini değiştirmiş. Yani bu yönden bakarsak biraz geç kalmışız bile diyebiliriz. Hatta Avrupa Birliği'nde Numara Taşınabilirliği kanunlarla getirilen bir zorunluluk.

  • Kötü Yanları
Artık malesef nasılsa on dakkası bir kontör Ali'yi bir arayayım derken ilk çalışta çıkan sesi dinlemek zorundayız. Çünkü belki de artık Ali başka operatöre geçti ve onla ucuza konuşamıyorsun. Bunu sadece ilk çalışta ki bip sesinden anlıyorsun fakat hangi operatöre geçtiğini bilemiyorsun. Ama Mertcan'dan aldığım son bilgiye göre http://www.numaranitasi.gov.tr/PublicWebGUI/ adresinden hangi numara, hangi operatöre geçmiş öğrenebiliyorsun.

  • Ret Kriterleri
Numaranı taşıtmak istiyorsun bunun için başvurunu yaptın ama ret kararı aldın neden acaba, neden böyle oldu ki ben de herkes gibi başvurumu yapmıştım diyorsam muhtemelen şunları gözden kaçırdın.
  • Numara başka bir aboneye aittir.
  • Mevcut operatöründen numaranın değiştirilmesi için talebinin vardır.
  • Kimlik bilgilerin yanlıştır.
  • Daha önceden numaraya ait başlatılmış ve devam eden taşıma talebi vardır.
  • İptal Edilmesi
Numaranızı değiştirmeye karar vermiştiniz ama sonra bir anda ne olduysa iptal etmek istediniz. İptal etmek için "İptal Formunu" imzalamanız gerekmektedir. Fakat unutmayın bunu ancak taşıma zamanının diğer operatöre duyurulmadan önce yapabilirsiniz.

Recep İvedik 2 Fragmanı

recep ivedik,recep ivedik 2,recep ivedik fragman,recep ivedik fragman izle,recep ivedik izle

Şahan Gökbakarın 'Halime','Aşk Böcekleri','Kim 500 Milyar İster?' gibi skeçleriyle yarattığı daha sonra beyaz perdeye aktararak başrollünde oynadığı 'Recep İvedik' filminin ikincisi olan 'Recep İvedik 2' fragmanı sonunda sitelerde yayınlanmaya başladı. Vallah 'Recebin Tavuğu' ile hasret gideriyorduk ama filmde gelsin artık demiyor değildik ve sonunda geldi ama kötü haber film Şubat ayında gösterime girecek bu süre zarfında fragmanlarıyla yetinmek zorunda kalicaz malesef ama merak etmeyin her yeni fragman çıktığında hemen ekliyeceğim. İlk filmi bana göre kırdığı rekorları hak ediyordu. Umarım ikinci filmi bir çok filme olduğu gibi kötü olmaz. Ayrıca filmde Gökbakar'ın yanı sıra Gülsen Özbakan, Efe Babacan ve Çağrı Büyüksayar rol alıyor.Gonuşmayayım laynn! da izleyin en iyisi.


"Kampüste Mola" Davutpaşa'da


Biliyorum biraz geç yazdım ama yarın ve Cuma günü güzel Davutpaşamızda İşletme Klübünün katkılarıyla böyle bi mevzu varmış. Peki nedir bu mevzu derseniz vallah bende bilmiyom yarın bende izlicem bakalım neymiş. İşte dediler Şafak abi böyle böyle bir mevzu var dedim gideriz baba icabında bir mevzu varsa ayıp ettiniz. Ama işte sitede orda burda yazdıklarına göre 50 dakika süren böle ünlü komik stand-up gösterilerinden,ödüllü animasyonlardan,dünyaca ünlü komedyenlerin skeçlerinden bide unutulmaz komedi filmlerinin en güzel yerlerinden çırlpılmış ortaya karışık bişimiş güzele benziyor bi gitmek lazım.

Bak hele en güzel yerine gelirsek neler yazıyor kopyalıyorum aynen.

"Davutpaşa Kampüsü A2011 Konferans Salonu'nda 
-11:00 
-12:00 
-13:00 
-14:00 
-15:00
saatlerinde gerçekleştirilecek gösterimlere girişler ücretsiz !!!

Hazır uğramışken de elimiz boş gelmiyoruz. Birbirinden güzel ödüllerin yer alacağı bir de çekilişimiz var...

-2 kişiye sömestr tatilinde dopdolu bir Londra tatili, 
-22 kişiye 1GB IPod Shuffle, 
-111 kişiye Dido 'Safe Trip Home' CD ve 
-222 kişiye AFM'den sinema bileti..."


Ama baştan söyliim hediyeler için gelcekseniz Londra tatili benim bi kerem boşa gelmeyim. Neyse alın bakın buda internet şeysi: http://www.kampustemola.com/
Hoşçakalın gelirseniz yarın görüşürüz!

“2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası


Önce 2/B arazi nedir onu açıklamak gerekirse yanan daha doğrusunu siz daha iyi biliyorsunuz yakılan ormanların ardından açığa çıkan arazidir. Burdan konunun özünü çok rahat anladınız sanırım işte Tema bu arazileri korumak adına bir imza kampanyası başlatmış. Bizde elimizden daha önce ki 1.239.255 kişi gibi elimizden gelen şeyi yapmalı yani imzalamalıyız bence. Ne kadar faydası olacak ne kadar işe yarıcak orası tartışılabilir ama yapmamız gereken şey buysa yapalım lütfen.

İşte bu da Tema sitesinde ki kampanyayla ilgili açıklama :

  “2/B Arazilerinin Satılmaması ve 2/B’lerin Tekrar Yaşanmaması İçin Yasal Önlem Alınsın !”

AKP, 2003 yılında 25 milyar dolar gelir elde edileceğini ileri sürerek kamuoyunda kısaca 2/B orman arazilerinin satışı olarak bilinen konuyu gündeme getirmiş, bu girişim TEMA Vakfı’nın da içinde bulunduğu Ormanlarımıza Sahip Çıkalım Birliği’nin önderliğinde yapılan çalışmalar, kamuoyunun tepkisi ve 10’ncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto kararı ile engellenmişti. Ancak, AKP seçim bildirgesinde de yer verdiği 2/B orman arazilerinin satışını, kapsamını daha da genişleterek yeniden gündeme getiriyor. Çevre ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı bu konudaki teknik çalışmaları başlattı.

Hepimizin geleceğini etkileyen orman doğal varlığımızın tehlikede olduğunu görüyor ve bunun önlenmesinde bizlerin kararına da ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle TEMA Vakfı olarak, Türkiye genelinde görev yapan 555 Temsilcimiz ile Gönüllü Sorumlumuz ve 326 bini aşkın gönüllümüz ile http://www.tema.org.tr/2B adresli web sitemizde “2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası başlattığımızı duyuruyoruz.

TEMA Vakfı, 2/B arazilerinin satışı ile ilgili uygulamanın kesinlikle karşısındadır. Giderek ekolojik, ekonomik ve toplumsal bir soruna dönüşen konunun çözülmesi zorunludur, ancak “satış” doğru yöntem değildir.

2/B arazilerinde satış kesinlikle düşünülmemelidir. Ecrimisil (Kamu mallarını herhangi bir izin almaksızın veya arada sözleşmesel bir ilişki olmaksızın kullanan kişilere Türk Hukukunda fuzuli şagil (haksız kullanıcı); bu kullanıcılardan alınan ücrete de “ecrimisil” denilmektedir.) uygulamasına derhal başlanmalıdır. Toplu yerleşim alanı haline gelmiş/kentleşmiş yerlerdeki insanlar sokağa atılamaz, fakat orman içinde tek veya siteler halinde yapılaşmalar, mevcut yasalar gereği kesinlikle yıkılarak orman haline dönüştürülmelidir. Kentleşen alanlarda ise medeni hukukumuzdaki mülkiyet kavramında yeni düzenlemelere gidilerek satış dışı çözüm oluşturulmalıdır.

Siyasal iktidarlar dört yıl vadelidir, iktidara gelmek için yakılmasına, talan edilmesine göz yumulan doğal ormanlarımızın yerine gelmesi ise mümkün değildir. TEMA Vakfı, Sayın TBMM Başkanı, Sayın Başbakan ve Milletvekillerini kamuoyunun sesine kulak vermeye ve ilişikte sunulan TEMA Vakfı’nın tespit ve çözüm önerilerini dikkate almaya davet etmektedir.

imzalak için : http://www.tema.org.tr/2B/